Söyleşiye İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı ve KEBB Başkanı Ahmet Aras, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, Nasuh Mahruki, Deprem Bilimci Dr. Ramazan Demirtaş ve gazeteci-yazar İsmail Küçükkaya konuşmacı olarak katıldı.
“Deprem Gerçeğiyle Yaşamayı Öğrenmeliyiz”
Göreve geldiklerinde yaptıkları kamuoyu araştırmasında İzmirlilerin en büyük endişesinin deprem olduğunu belirten Cemil Tugay, 30 Ekim 2020’de Bayraklı’da yaşanan depremi ve 6 Şubat felaketini hatırlatarak Türkiye’nin ağır travmalar yaşadığını söyledi.
“Depremin zamanı yok. Pandemide de olur, dondurucu soğukta da… İnsanların yıkıntı altında soğuktan hayatını kaybettiğini gördük” diyen Tugay, İzmir’in aktif fay hatlarıyla çevrili olduğunu ve bu gerçeğin göz ardı edilemeyeceğini vurguladı.
“Deprem olmayacağının garantisi yok. Bu ülke deprem gerçeğiyle yaşıyor; şehirlerimizi buna göre düzenlememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Öncelik: Yıkımı Değil, Yıkımı Önlemek
Afet sonrası müdahalenin önemli olduğunu ancak asıl görevin afet öncesi riskleri azaltmak olduğunu belirten Tugay, belediyelerin temel sorumluluğunun riskli yapıların tespiti ve dönüşümü olduğunu söyledi.
İzmir’de iki üniversite ve çok sayıda paydaşla deprem master planı çalışmasının yürütüldüğünü belirten Tugay, mikro bölgeleme ve zemin etüt çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Bornova’da tamamlanan çalışmanın raporunun beklendiğini, Karşıyaka’da sürecin son aşamaya geldiğini, Bayraklı ve Konak’ta da çalışmaların devam ettiğini söyledi.
“Deprem master planını bu yılın sonuna kadar tamamlayacağız” diyen Tugay, riskli binaların dönüşümünün kaçınılmaz olduğunu vurguladı.
“Yangın Uçağı Kiralamaya Hazırız”
Konuşmasında iklim krizine de dikkat çeken Tugay, artan orman yangınları ve ani yağışların tesadüf olmadığını belirtti. İzmir’de ilk kez arazi tipi yangın söndürme araçlarının alınacağını açıklayan Tugay, merkezi yönetimden izin verilmesi halinde yangın söndürme uçağı kiralamaya hazır olduklarını söyledi.
“Biz başka kalemlerden fedakârlık yaparız ama önce izin verilmesi gerekiyor” diyen Tugay, köylere dağıtılan yangın tankerlerinin olumlu sonuç verdiğini ifade etti.
“Hiçbir Belediye Başkanı Süperman Değildir”
Afet yönetiminde tüm sorumluluğun tek kişiye yüklenemeyeceğini belirten Tugay, “Hiçbir belediye başkanı süperman değildir. Bu iş; kurumlar, çalışanlar ve halkla birlikte yürütülür. En büyük düşmanımız cehalet” dedi.
Dere yataklarının kapatılması, yanlış imar uygulamaları ve plansız yapılaşmanın su baskınlarına davetiye çıkardığını belirten Tugay, bilinçli ve kararlı adımlar atılmadığı sürece felaketlerin süreceğini söyledi.
Aras: “Afetlerde İlk Koşan Belediyeler”
KEBB Başkanı Ahmet Aras ise afetlerin siyaset üstü bir konu olduğunu vurguladı. Batı Anadolu’nun hem deprem hem de iklim krizinden yoğun etkilendiğini belirten Aras, merkezi yönetim ve yerel yönetim iş birliğinin hayati olduğunu söyledi.
“Kahramanmaraş depremlerinde hiçbir siyasi ayrım gözetmeden ilk koşan belediyeler oldu” diyen Aras, belediyelerin afet durumunda izin beklemeden harekete geçme yetkisine sahip olduğunu hatırlattı.
“Afet Öldürmez, İhmal Öldürür”
Aras, afetlerde can kaybının asıl nedeninin doğa değil ihmaller olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Bir selde can kaybı oluyorsa sorumlusu bizleriz. Kaçak inşaata göz yuman da, ses çıkarmayan da sorumludur. Dirençli kent diyorsak önce kamu binalarını, hastaneleri ayakta tutmalıyız. Depremde AFAD binasının yıkıldığını gördük. Bu kabul edilemez.”
“Koordinasyonu Beklemeyelim, Sorumluluk Alalım”
Koordinasyonun önemine dikkat çeken Aras, “Muğla’nın başına bir şey gelse ilk koşan İzmir Büyükşehir’dir. Zaten yangınlarda bunu yaşadık. Koordinasyonu bir yerden beklemeyelim. Biz sorumluyuz. Kimse yapmıyorsa biz yapacağız” dedi.
Söyleşi, afetlere karşı ortak akıl, bilimsel yaklaşım ve dayanışma çağrısıyla sona erdi. Kıyı Ege’den verilen mesaj netti: Dirençli kentler için siyasi ayrım değil, ortak sorumluluk ve kararlılık gerekiyor.



