Ebeveyn Kaygısı Çocuğa Geçer mi? “Gündüz Gibi Net: Geçer!”
Ağrının taşıdığı kaygı ve stresin doğrudan sirayet edip etmediği yanıtlayan Okul Öncesi Eğitimi Gözde Oral, çocukların ilk ve en güçlü güven kaynağının anne ile baba olduğunu hatırlattı : “Anne baba ne kadar kaygılı, baskıcı ve korumacı, büyümeyi de o derece gelişmez . “

Psikolog Yiğit Fikri Atalı ise kaygı kontrolünün olumlu bir şekilde ele alındığını belirtti : “Çocuklarımızın kaygı seviyelerini yönetebilmeleri için öğrenciler olarak olumlu telkinlerde bulunmalıyız . Onlara ekstra stres ekleme yerine, streslerini hafifletmeliyiz . Biz hayatta ne kadar olumlu bakarsak, sonuçta da dünyada o denli olumlu algılar .”
Hata Yapsalar Bile Özgüveni Destekleyen O “Sihirli” Cümle
Çocuklara ait gelişmelerin devam ettiği, enerjinin özgürce hissettirecek ve güven verecek en etkileyici cümleler de söylemesinin öne çıkan sonuçlarının biri oldu .
Hata yapma işleminin bir parçası olduğunu vurgulayan Gözde Oral, şu değerlendirmede bulundu : “Çocuğumuz da yapsa, yanlış da yapsa ona güvendiğimizi hissettirmeliyiz . Suçlayıcı ya da alaycı ifadeler büyüme kimliği ve kişiliklere zarar verir . ‘Evet, bugün yanlış yapmış olabilirsin ama bunu birlikte düzeltebiliriz’ diyerek sözlü vei bozan bir dil kullanabiliriz .”
Psikolog Yiğit Fikri Atalı ise motivasyonu kırmayan pekiştireçlerin öneminin dikkati çekmeyi kilitleme cümlesini özetledi : “Sihirli cümle: ‘Sen yapabilirsin, sen başarabilirsin.’ Bir arıza oluştuğunda ise ‘Önemli değil, bir dahakine yapabilirsin’ güçlendirici motivasyonunu korur, yeni koşullara uyum sağlamada en büyük dayanak olacaktır .”
Sofra Sadece Yemek Yenen Yer Değildir: Aile Bütünlüğü ve Beden Farkındalığı
Aynı ayrı oturma ve birlikte yemek yeme alışkanlığının aile içi iletişim katkısınıen Okul Öncesi Eğitim Uzmanı Gözde Oral, sofra kültürünün unutulmaması işaret etti : “Tüm ailenin ortak bir yemek saati olması ve herkes aynı yerde oturmalı . Anne-baba ve kardeşler arasındaki iletişimi güçlendiriren en güzel alanı yemek masasıdır . Televizyonun karşısında ya da herkesin ayrı ayrı yemek yemesi, gelecekte kopukluklara ve herkesliklere yol açar .”
Konuyu çocuk ile yemek arasındaki psikolojik ilişki boyutuna sahip Psikolog Yiğit Fikri Atalı ise madalyonun diğer hizmetleri şu sözlerle aktarıldı : “Çocuklar yalnızca yemek yapmak değil, yemekle nasıl bir ilişki kuracaklarını da bizden öğrenirler . Asıl amacımız tabağını son noktasına kadar bitiren bir çocuk yetiştirmek mümkün değildir; kendi başına birleştirmei dinleyebilen, hizmetleri farklı olabilen ve yemekle bir ilişki kurabilen bireylerdir . “



