Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
Hatice Bardacıoglu

Zehra Çavdar’ın kaleminden: Nasıl hissediyorsunuz?

Ben biraz gergin ve şaşkınım, biraz da üzgün. Hatta bolca üzgün. Ayrıca kızgınım da.

Değer verdiğim şeylere karşı bu kadar hoyrat ve saygısızca davranılmasına ve pek çok insanın bunu alkışlamasına kızgınım.

Yüz yıllık cumhuriyetimiz boyunca son yirmi yılda olduğu kadar hor görülmedi benim ülkem. Hem de kendi insanları tarafından.

Karnım aç deyip de, açlığa sebep olanlara alkış tutmak ne demek?

İşsizim deyip de, iş bulma fırsatı sunanlara sırtını dönmek ne demek? 

“Elhamdülillah Müslümanım” deyip de, el altından dine en büyük zulmü ve hakareti yapanlara itaat etmek ne demek?

Bayram geliyor, kurbanlıklar olmuş 10 bin, 15 bin. Peki neden? Dış güçler mi? Hadi oradan.

Bir zamanlar okul, çocuklar için koşa koşa gidilen bir yuvayken, neden şimdi dudak bükülen ve bitse de gitsek denilen bir yer haline geldi?

“Oku da adam ol, elin ekmek tutsun” derdi büyüklerimiz eskiden.  Biz şimdi böyle diyebiliyor muyuz?

Neden? Neden?

“Cennet analarımızın ayakları altındadır” diyen güzel dinimize karşı, kadını boynuna tasma takıp evine hapsetme çabasında olan zihniyet bana dindarlıktan söz etmesin.

Kul hakkı en değerli unsurlardan birisi değil mi? E öyleyse neden hakkının yenilmesine izin veriyorsun?

En doğal insani haklardan mahrum bırakılıyoruz:

Dengeli beslenemiyoruz. Her gün 2 ekmek yemek dengeli beslenme değildir. Nerede etin, sütün, meyven, sebzen? Sahi soğan kaç para oldu?

Gönlümüzce giyinemiyoruz. Çoğu insan için bayramlık almak bile hayal.

İstediğin gibi seyahat edebiliyor musun? Yaşadığı köyden veya şehirden dışarı çıkamayanlara söylüyorum, bu normal değil. Aramızda denizi görmemiş olanlar var veya alışveriş merkezine hiç girmemiş olanlar. Uçağı sadece havada görenler ve gemiye binmenin hayalini bile kuramayanlar var.

Okumak hayalimiz vardı bizim. Şimdi insanların aklıyla öylesine oynanıyor ki, bırakın hayalini kurmayı, okumak baş belası olarak görülüyor.

Evet, aklımızla oynuyorlar.

Şu an içinde bulunduğumuz sistemden memnun olanlar size söylüyorum:

Lütfen durun ve tekrar düşünün; sizi memnun eden nedir? Elinizden alınan ve size bunun normal olduğunu söyledikleri şeyleri düşünün. Neden haklarınızdan vaz geçiyorsunuz?

Sosyal medyada gördüğüm övgü paylaşımları karşısında şaşkınlığım daha da artıyor ve soruyorum:

Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının size sundukları bu ülkeye,

Siz insanca yaşayın diye verdikleri canlarına,

Size sundukları bütün o hak ve özgürlüklere hiç mi değer vermiyorsunuz?

Boşuna mı verildi o savaşlar? Onca kan boşuna mı döküldü?

Esaretin başka bir şekli olan, şu an içine sürüklenmeye çalışıldığımız sisteme HAYIR diyorum!

Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım ve 100 yıl önce bana sunulan hak ve özgürlüklerimden, medeni devletler seviyesinde yaşama azmimden ve sahip olduğum değerlerden vaz geçmiyorum.

Beni ve benim gibi düşünen milyonları sahte vaatleriniz ve kapımıza gönderdiğiniz yiyecek kolileriniz ile satın alamazsınız.

Aydınlık, güzel günlere olan inancımız ve umudumuz her koşulda var olmaya devam ediyor!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

YAZARLAR
TÜMÜ

SON HABERLER